Modernizm ve Post modernizm

by admin on 21 Ocak 2010 - 04:59:57

Modernizm ve Post modernizm
Modernlik tasarısı, on sekizinci yüzyılda yasayan Aydınlanma filozoflarının nesnel bir bilim, evrensel bir ahlak, evrensel bir yasa, özerk bir sanat geliştirme amacı güden çalışmalarıyla biçimlendirilmiştir. Condorcet gibi kimi filozoflar, bu özelleşmiş kültür birikimini gündelik yasamı zenginleştirmek adına kullanmak istemişlerdir. Sanatların ve bilimlerin yalnızca doğa güçlerinin denetim altına alınmasına değil.
Ayni zamanda bütün olarak Dünyanın, ben’in, ahlaksal ilerlemenin ve hatta insan mutluluğunun anlaşılmasına da önayak olacağını ummuşlardır. Ne var ki; tüm olup bitenler Aydınlanmanın ümit ve ideallerinin tersi bir yönde gelişmiştir .
Şurası çok açıktır ki; modernliğe bir tepki olarak gelişen post modernizm, modernliğin başarısızlıkların üzerine kurulan eleştirilerden temel almaktadır. Post modernizmin modern düşünceye yönelttiği en temel eleştiri modernliğin akil ve rasyonalite üzerine olan vurgusudur. Modern bilim, epistemoloji ve metodolojinin çoğu versiyonu akla ve rasyonaliteye büyük güven duyar. Oysa sadece toplumbilimlerinde değil, toplumun her yanında bu güven aşınıyor gibi görünmektedir. Post modernizm bu geniş aşınma duygusunun bir ifadesi olarak görülebilir. Akla yönelik post modern eleştirinin birçok güdüsü vardır: İlk olarak, modern akil evrenselliği, birlik ve bütünlüğü, ayni kuralların her yerde geçerli olduğu görüsünü gerektirir. Post modernizm ise aksine her durumun farklı olduğunu ve özel bir biçimde anlaşılması gerektiğini ileri sürer. Her biri kendine ait bir mantığa sahip olduğu için bütün paradigmaların eşit olduğu(birbirlerine göre hiyerarşik bir üstünlükleri olmaması anlamında) post modern bir dünyada evrensel akla yer yoktur. İkinci olarak, akil aydınlanmanın, modern bilimin ve Bati’nin bir ürünüdür. Modern bilim gibi, akil da tahakküm edici ve baskıcı ve totaliter bir şey olarak görülür. Son olarak akil ve rasyonalite, post modernizmin duyguya, içebakış ve sezgiye, özerkliğe, yaratıcılığa, hayal gücüne ve fanteziye duyduğu güvenle bağdaşmamaktadır.
Bu çalışmanın amacı modernizm ve post modernizm arasındaki ilişki/geçiş ve süreklilikleri araştırmaktır. Diğer bir ifadeyle post modern ve modern olanın hangi yollarla birbirine bağlanıp, birbirinden ayrılabileceğini irdelemektir. Bu amaçla, Post modern teoriyle ilgili yazında sıklıkla referans alınan Lyotard, Harvey, Baudrillard ve Giddens’in düşünceleri incelenecektir.
Lyotard: meta anlatıların sonu
Lyotard’in post modernizm kavrayışı, modern ve post modern arasındaki gelgitlere dayanmaktadır. Ona göre, aklin ilerlemesi, özgürlük, tinin Özgürlerimi türünden meta anlatılar bırakılıp yerel/mikro anlatılar yeğlenmelidir. Post modernizmin ona göre tanımı meta anlatılara yönelik inanmazlık durumudur. Bu inanmazlık bilimlerdeki ilerlemenin ürünüdür. Ancak bu ilerlemedir ki; akabinde inanmazlığı ön görür.(Lyotard,1994). Lyotard’in burada söz konu su ettiği ilerleme, modernizenin meta söylemlerinde yer alan belli bir amaca yönelik, olumlu bir Anlam içeren ilerleme fikriyle ayni şey değildir. Zira Lyotard modernliğe ilişkin yakınmalarında Auschwitzden bahsetmektedir (aktaran, Mouffe). Dolayısıyla ilerleme sözü burada gelinen nokt ayı belirtmek üzere kullanılmaktadır.
Lyotard’e göre toplumlar post endüstriyel, kültürel olarak post modern çağa girdikçe Bilginin konumu değişmektedir. Ona göre post modern bilgi otoritenin basit bir aracı değildir. Post modernizmin ilkesi uzmanın homolojisi değil, yenilikçinin paralojiğidir (Lyotard,1994). Lyotard’in bu ifadelerinde iki nokta dikkat çekicidir. Birincisi, post endüstriyel/post modern bir çağa girildiğini söyleyerek, açık veya örtük olarak belli bir dönemselleştirmeyi ve ilerleme diyalektiğini kabul etmiş gibi görünmektedir. Buna göre post endüstriyel/post modern olanla, endüstriyel ve modern arasında bir köprü kurulmuş olmaktadır. Ancak bu durumu ‘Kurallar, Paradokslar ve Narin İlave’ de adeta tekzip eder. Lyotard, bu yazısında söyle demektedir: ‘Tarihsel bir dönemleştirme düşüncesini barındırmasından ötürü ‘post modern’ muhtemelen çok kötü bir terim. Gelgelelim, ‘dönemleştirme’ hala klasik ya da modern bir idealdir. Post modern yalnızca bir ruh halini ya da zihinsel durumu gösterir’ (aktaran, Featherstone,1996). İkincisi, post modernizmin ilkesini uzmanın homoloji olarak değil de yenilikçinin paralojiği olarak görmesi, modernizmin rasyonelleşmeyi ve standartlaşmayı ön plana çıkaran bakısına bir tepki olarak okunabilir.
Lyotard’e göre post modern sanatçı veya yazar, felsefeci konumundadır. Yazdığı metin ürettiği çalışma ilke olarak daha önceden yerleşmiş kurallar tarafından yönetilemez (Lyotard,1994). Buna göre modernizenin önceden detaylı olarak belirlenmiş pozitivist metodolojisi, Lyotard için farklılıkları ezen baskıcı bir üsluba denk düşmektedir. Nitekim ona göre post modern, modernin içerisinde sunulamayanın peşindedir. Modernice içerisinde sunulamayanı verebilmek ancak, bilimsel bilginin hegemonik gücünün yerini anlatı çoğulluğuna ve yöntem serbestîsine bırakmasıyla mümkün olabilecektir. Zira bilimsel bilgi onun için dil oyunu içerisinde yer alan bir meşrulaştırım aracından öte bir şey değildir.
Harvey, Postmodernitenin iktisadi arka planı olarak postfordizm: kapitalizmin yeni uğrağı
Harvey’e göre kültürel planda post modernizmin ort Aya çıkısı, kapitalist süreçte iki ayrı dönemi temsil eden fordist üretimden post fordist üretime geçişle ilcildir (Harvey,1997; Albertsen,1988). Buna göre Harvey (Jameson vd. gibi) için post modern durum, modernizmin kapitalizmle eşitlenmesi durumunda bir kopuş değildir. James on’un deyimiyle geç kapitalizmin kültürel mantığı olan post modernizm, en azından dayandığı Ekonomik temel bakımından moderndir. Her ne kadar tüm modern dö Nem için fordist üretimden bahsetmek mümkün olmasa da, yürüyen bantlarla sembolize edilen fordist üretimin modern bilimsellik ilkelerine göre yapılandığı bilinmektedir. Fordist üretim sistemi, bilindiği gibi, kitle üretimine ve kitle tüketimine dayalıdır. Standart biçimlerin üretimine imkân tanıyan bu üretim biçimi, merkezileşmeyi ve büyük miktarda sabit sermaye yatırımını gerektirmektedir. 30’lu yıllardan 70’lerde yaşanan ekonomik buhrana kadar (post fordist üretime geçilmeye başlandığı döneme kadar) uygulanan Keynezyen politikalar ve refah devleti anlayışı fordist üretimin devamlılığını sağlamıştır. Fordist üretim dönemi örgütlü emeğin güçlü olduğu bir dökmemdir. Zira bu dönem kitlesel üretimin devamı için tam güne yayılan ve vardiyalarla sürdürülen çalışma saatlerini gerektirmektedir. 70’li yıllarda yaşanan iktisadi kriz, 60’li yıllardan itibaren zaten düşmekte olan kar hadlerini ve üretimi tükenme noktasına getirmiştir. Kapitalist sistemim bu krizden çıkış için bulduğu formül esnek üretim olarak da adlandırılan Post-Fordist üretimdir. Postfordizm, kitlesel üretim yerine farklılaşmış üretimi getirmiştir. Farklılaştırılmış üretim bir yandan belli bir merkezde toplanma zorunluluğunu ortadan kaldırmış, diğer yandan da tüketici yelpazesini genişletmeye yaramıştır. Üretimin parçalara ayrılıp farklı coğrafyalarda gerçekleştirilebilmesi örgütlü emeğin gücünü kırmıştır. Zira üretimin parçalanarak farklı coğrafyalara taşınabilmesi ucuz yerel işgücünü kullanabilmeyi olanaklı kılmıştır. İktisadi arkalan olarak ort aya konan postfordizmin kültürel vizyondaki ifadesi, post modern durumdur.
Post modern durumda gözlenen parçalanma, yeniden eklemlenme, eski ile yeninin, popüler olanla elit olanın iç içe geçmeleri, gelip geçicilik ve süreksizlik yeni kapitalist düzenin karlılığını arttırarak sürdürmesi için gerekli olan koşullardır. Zira üretimde ve tüketimde devir hızının artması gerekmektedir. Post modern durumda üretim ve tüketim, mal üretiminden ve tüketiminizden çok, devir hızı daha yüksek olan ve daha geçici olan imaj üretimine dayalıdır.
Birleşik devletlerde üretim yapan bir şirket araç telefonuna benzer imitasyonlar üreterek bunları kitlelere pazarlamıştır. Harvey’in bildirdiğine göre bu şirket, im değerinin dışında hiçbir kullanım yâda mübadele değeri olmayan bu üretimi dolayısıyla büyük karlar elde etmiştir (Harvey;1997). Bu örnek de göstermektedir ki, post modern dönemde insanlara medya aracılığıyla empoze edilen ve adeta bir tüketim çılgınlığına varan Gelişim, kapitalist pazarın ham madde ve benzeri sıkıntıya düşmeksizin üretimine devam edebileceği ortamı sağlamaktadır.
Sonuç olarak, Albertsen, Harvey ve Jameson’in post modernliği salt ekonomi temelli kavrayışları her ne kadar kendi içinde tutarlı görünse de tek belirlenimci olma gibi bir tehlikeyle karsı karsıyadır. Nitekim Jameson’in Mandal’dan devraldığı geç kapitalizm düşüncesini post modernizmle eşitlemesi gereksiz biçimde indirgemeci bulunmaktadır.
Baudrillard, İmaj ve toplumsalın sonu
Baudrillard’a göre eğer modernlik kodları endüstri burjuvazisi tarafından belirlenen üretim çağı ise, post modernlik sibernetik tarafından yönetilen bir enformasyon ve göstergeler çağıdır. Ona göre post modern dünyada imaj, benzetim ve gerçeklik arasındaki sinir infilak edip içe göçmüştür. Ayrıca post modern medya ortamında enformasyon ve eğlence, imaj ve politika arasındaki sınırlarda kalkmıştır. Baudrillard, kitlelerin devamlı mesaj bombardımanına tutulmalarından dolayı bezginleşerek sessizleş tiklerini söylemektedir. Bu durum toplumsalın sonu anlamına gelmektedir. Toplumsalın yok olmasıyla birlikte, sınıflar, ideolojiler, kültürler ve bizzat gerçek arasındaki ayrımlar infilak edip içe göçmüştür. Baudrillard’a göre post modern Dünyanın anlamdan yoksunluğundan(her tür verili anlamın eşit derecede kabul edilebilir veya eşit derecede saçma bulunabileceğinden veya anlamın gerçekle kurulmuş bir bağının bulunması zorunluluğu olmadığından) ve toplumsalın sonuna gelinmesinden dolayı içinde bulunduğumuz dönem modernlikten, tamamıyla kopuşu temsil etmektedir.
Giddens, Modernliğin düşünürselliği
Giddens’in post modernliği, ancak modernliğin içinden bakarak kavradığı söylenebilir. Ona göre modern dö nemin modern olmayan veya geleneksel dönemden ayıran kesin süreksizlikler vardır. Ancak ayni kopuşu (süreksizliği) post modern ve modern arasında söz konusu etmek zordur.
Giddens’e göre içinde bulunduğumuz dönem bir post modernlik durumunu değil, modernliğin etkilerinin radikalleştiği bir dönemi işaret etmektedir. Bu noktada içinde bulunduğumuz dönemi modernlikten bir kopuş olarak gören Baudrillard’la hem fikir olmadığı gözlenebilir. Giddens’in postmoderniteye ilişkin bakisinin bir miktar alaycı olduğu bile iddia edilebilir. Nitekim Modernliğin Sonuçları’nda söyle demektedir:
‘’Post modernizm, eğer bir anlamı varsa, (bu ifadesinde, post modernizmin bir anlamının olduğundan şüphe ettiğini ima eder gibidir. D.B) en iyi biçimde resim, plastik sanatlar ve mimarideki stil ve akımlara işaret etmeyle sınırlandırılmalıdır. Eğer bir post modernlik dönemine Doğru gidiyorsak, bunun anlamı, Toplumsal gelişimin yörüngesinin bizi modernliğin kurumlarından uzaklaştırıp, yeni ve farklı bir düzene doğru götürdüğüdür. Post modernizm, o da eğer inandırıcı bir biçim içindeyse, bu tür bir geçisin farkında olunduğunu anlatabilir, ancak Varolcuğunu göstermez.’
Yukarıdaki kısa alıntıdan da anlaşıldığı gibi, Giddens’in postmoderniteye olan durusu oldukça çekincelidir. Başka bir ifadeyle belirtecek olursak, post modern olarak ifade edilen durumun, modernliğin kurumlarını asmış (geride bırakmış ) ve ondan tamamen kopuk olarak ortaya çıkan bir tarihselliğe tekabül ettiği inancında değildir. Ona göre içinde bulunduğumuz dönem geç modernlik koşullarıyla tanımlanabilir.(Giddens,1994)
Giddens’in düşüncesinde modernliğin kurumsal unsurlarından olan düşünürsellik, modernliğin kendisine üzerine eleştirel olarak düşünebilmesini ve bu sayede kendisini revize etmesini mümkün kılmaktadır. Düşünürsellik bir bakıma modernliği sabitlikten kurtarıp hareket veren bir enerji olarak düşünülmektedir. Modernliğin adeta kendi kendisini onaran bir programla (düşünürsellikle) kendisini koruduğu düşüncesine bizce ihtiyatlı yaklaşılmalıdır. Söyle ki; bu düşünceye bağlanılması, modernliğin dışında kalan alternatif paradigmaları kolayca dışlayabilmeyi veya her yeni durumun anlamlandırılışında yalnızca modern değerler dizisi içinden bakılmasını dayatabilecektir. Başka bir ifadeyle belirtecek olursak, ortaya çıkan her yeni fenomenin (durumun) ‘modernliğin bir sonucu’ olduğu yorumlanabilmesini meşrulaştırabilir.
Sonuç
Post modernizm, kelime kurgusu olarak modernizm sonrası gibi bir anlam taşısa da, bu doğru bir anlamlandırma biçimi değildir. Post modernizm, içerik olarak, modernliğe yönelttiği (özellikle yüksek modernliğe) eleştirilerden dolayı bir Anti-modern okumadır. Yani modernliğin eleştirisine dayandırılmadan ortaya konan özerk bir post modern teoriden bahsedilmesi güçtür. Bir düşüncenin eleştirilebilir birçok yönünün olması, onun tüm kurumlarıyla asıldığını iddia etmek için yeterli değildir. Nitekim Ashley’in de belirttiği gibi modernliğin tamamıyla asılıp geride bırakılması söz konusu değildir (Ashley,1991)Hattı zatında, post modernizmin modernliğin yerine konacak alternatif bir projesi yoktur. Olamaz da. Çünkü alternatif bir proje önermek demek, reddettiği bir tonalite yerine kendi tonalitesini koymak anlamına gelir. Sonuç olarak Post modernizm, modernizenin kötü resmini izleyicilere göstermekte basarîli olmuştur; ancak kendi adına nihilizmden fazla bir sunusu var gibi görünmemektedir.


Blog > Genel > Yararli Bilgiler > Modernizm ve Post modernizm

  • Benzer Yazılar
  • Bildiri
  • Açıklama
  • Anahtar Kelimeler

Modernizm ve Post modernizm ile Alakalı

  1. Jean-François Lyotard (Jean-François Lyotard Hakkında)
  2. Jean François Lyotard1924 doğumlu çağdaş Fransız düşünürü. Postmodernizmin en önemli teorisyenlerinden biri olan Lyotard’ın temel eseri La Condition Postmoderne (Postmodern Durum)’dur. Postmodernliği endüstri sonrası toplumun..
  3. Urfa’nın posta kodu nedir?
  4. urfanın e posta kodu ne dir ev sahibi urfanın e posta kodu ne..
  5. 2009 öğretmenlik atamaları taban puanları
  6. Yanlış hatırlamıyorsam 2009 kpss sonuçları 27 Temmuz’ da açıklanmıştı. Sonuçların 1 ay önce açıklanmasına rağmen milli eğitim bakanlığı öğretmenlik atamaları için taban puanları açıklamamıştı. Bugün Milli Eğitim Bakanlığı nihayet 2009 öğretmenlik..
  7. Posta sunucuları ve virüsler hakkında…
  8. İlk bakışta, bir posta sunucusunun istenmeyen e-posta (spam) gönderip göndermediğini anlamak, bir son kullanıcı cihazına göre daha karışık görünebilir. Bunun nedeni, posta sunucunuzun doğal olarak e-posta göndermek üzere..
  9. Güzel sanatlar nelerdir?
  10. güzel sanatlar denince akla gelen şeyler nedir güzel sanatlar denince akla gelen şeyler..
  11. Intel’in Atom işlemcilerinin üretimi artacak
  12. TSMC, Güney Tayvan’daki 300mm fabrikasında üretimi 2009 sonu itibariyle 6000 wafer’e, 2010′da ise 35000′e çıkartacağını açıkladı. Endüstri gözlemcileri, TSMC’nin üretimi bu derece arttırmasının sebebinin, Intel Atom çiplere gösterilen büyük talep..
  13. Pacita Abad (Pacita Abad Kimdir? – Pacita Abad Hakkında)
  14. Pacita Abad Pacita Abad (1946-2004) modern bir ressamdır. Filipinler’in bir adası olan Basco, Batanes’te doğdu. Pacita şu ana kadar 3,500 kadar sanat çalışması tamamladı ve Singapur’da 55..
  15. Öğretmenlik mesleğini nasıl tanıtabilirim?
  16. öğretmenmen bir meslekle ilgili arastırma yapın dedi . bende öğretmenliği sectim. şimdi öğretmenliğin tanıtımını arastıracam . lütfen yardımcı olun. ..
  17. Posta sunucuları ve virüsler hakkında… – Tehdit içeren yazılımlar
  18. Sunucunuza ya da son kullanıcı cihazlarınıza tehdit içeren yazılımlar bulaşmışsa, bu durum, işiniz ve itibarınız açısından bir başka risk oluşturur. Tehdit içeren yazılım, posta göndermek için posta sunucusu programınızı kullanmaz...
  19. Yan anlam için örnekler bulabilir misiniz?
  20. Arkadaslar ben yan anlama ornek istiyorum yan anlam gerçek anlamın dışında kullanılan isim ve ya nesnedir örnek [göz] diyince ilk olarak insan gözü gelir sonra yan anlam olarak..
Yapacağınız yorum Modernizm ve Post modernizm ile ilgili değil ise iletişim formunu kullanarak email gönderebilirsiniz.
Modernizm ve Post modernizm sayfasında ve diğer sayfalarda gördüğünüz yorumların hepsi yorumları yazanların kendilerinin görüşleridir. Kullanıcı yorumlarından pc-md.com veya bağlı bulunduğu şirket sorumlu tutulamaz.
Sitede bulunan herhangi birşey ile ilgili sorununuz var ise,bunların kaldırılmasını istiyorsanız veya Modernizm ve Post modernizm ile ilgili başka bir sorununuz var ise lütfen bize iletişimsayfası aracılığı ile ulaşın.
Modernizm/modernlik, postmodernizm/postmodernlik. hiyerarşi, düzen. modernizm versus postmodernizm. modernizm, genel ve toplumsal düzeyde alınacak olursa, “aydınlanma ilkeleri”ni temel alan toplumsal projenin adıdır. bu makalede modernizm, postmodernizm ve postkolonyalizm bağlamlarında kendi-öteki ilişkilerini inceliyorum. doğrudan değinmemekle birlikte yazdıklarımda. post-modernizm pozitif bilimlerin kesinliklerinden genelleşmiş bir belirsizliğe geçişi karakterize eder. post-modernizm'de bilimci ideolojinin gerilemesi, görecelik .

modernizm,modernleşme,modernizm nedir,modernleşme nedir,post modern nedir,postmodernizm,modern. 25 kas 2007. bu çalismanin amaci modernizm ve postmodernizm arasindaki iliski/geçis ve süreklilikleri arastirmaktir. diger bir ifadeyle postmodern ve. modernizm ve postmodernizm - semih gümüş - %15 indirimli : kitap. toplumlarının şu an içinde bulunduğu aşamayı, bir bakıma modern sonrası toplumu adlandırır. anahtar kelimeler: modernizm, postmodernizm, aydınlanma. kelimedir. türkçe karşılığı, “modernizm sonrası” ya da daha yaygın kullanımıyla. “ modernizm ötesi” olarak da düşünülebilir. ancak “postmodernizm o kadar çok. postmodernizm basitçe yeni muhafazakarlık veya neo liberalizm değildir. ayrıca modernizmin reddi veya tersi değil, hele mutlak anlamında ötesi hiç değildir.
Etiketler:

Modernizm ve Post modernizm Hakkinda Yorum Yap

Önceki Yazi

Sonraki Yazi: